24 Ekim 2025 Cuma

annemle yaz tatilleri part 1

kendimi bildim bileli annemle yazın tatile gideriz.

anam sağ olsun, antalyadan balıkesire her yere gittik. ilk net hatırladığım tatil datça, sene 2005 olmalı. ben, annem, rahmetli ümmü teyze, reyhan teyze ve iki yeğeni diye yola çıktık. prime iett kadrosu. bir de orada birileriyle karşılaşıldı, onlar da iett çalışanıydı sanırım. datçaya 6 kişi vardık, 12li grup halinde koylara gidiyorduk. ulaşım da (en azından o zamanlar) çok rezildi, koylara sabah bir minibüs gidiyor, akşam bir minibüs dönüyor. kaçırırsan tek opsiyon taksi.
çok net hatırlarım, 6 kişi taksiye binmiştik. arkaya ümmü teyze, reyhan teyze ve yeğenleri oturdu, sağ ön koltuğa annemle ben. iyi sığmışız, şoför de iyi kabul etmiş. sırf gidiş 50 tl tutmuştu, ücret de kişi sayısına bölünmüştü. beni saymadılar, annem ve ülkü teyze 10ar ytl ödedi, reyhan teyze 30. adil mi değil mi bilmiyorum hala. 

kaldığımız otel tam tepedeydi, kocaman 4 blok bina dikmişler. otel bomboştu, in cin top oynuyor. biz varız 6 kişi, diğer iett çalışanları tayfa var, bir de bi tiyatro ekibi. mümtaz sevinç diye bi adam varmış, annemler falan tanıdı hemen, pozlu makineyle fotolar çekilip, sohbet ettiler. benim tabi adama dair hiçbir fikrim yok. adamı havuz başında güneş gözlüğüyle şezlongda otururken hatırlıyorum. 6 ay sonra kız arkadaşı adamı bıçaklayıp öldürdü, sebep de adamın ayrılmak istemesi. pisi pisine bir ölüm. neyse.
annem o otelde yüzmeyi öğrenmeye başladı. ümmü teyze direktifi verdi, annem ayağı yere basmadan suda hareket etmeyi başardı. her tatilde üstüne koydu, çok iyi yüzüyor şimdi. helal olsun.
otel tepede olduğu için deniz için aşağı yürüyoruz ama nedense saçmasapan patikaları kullanıyoruz anca. bi gün otel sahibine sordular yol nerede diye, adam da parmakla bi yerleri gösterdi. adamın gösterdiği yerden inmeye çalışırken inşaat alanına indik, kamyonlar kum mum bi ton şey indiriyor. temel de atılmamış halde, düşsek büyük sıkıntı. kamyon üstümüze kum boşaltacak diye ciddi ciddi korkmuştum he. fenasal bi his.



fethiye tatili. yılını tam hatırlamıyorum ama 2006-2009 arası herhangi bir yıl olabilir. otel fiyatı uygundu, bi de annem pazarlık yapınca 10 gün kalmıştık. hiç bitmeyecek gibiydi, iyi anlamda. otel ölüdenizdeydi, yürüyerek gidiyorduk milli parka. bazen de belcekız plajında giriyorduk, keyfimize göre. 
ölüdeniz cidden cennet gibi bi yer. hayal etsen anca bu kadar güzel olur.. annemle ölüdenizde kayığa binmiştik, iki kişilik kürekle çekilenler var ya, onlara. annem yüzmeyi az biraz biliyor ama kendine güvenmiyor hala. sıfır dalga hiçbir tehlike yok ama kadıncağız çok stres olmuştu. o an anlamamıştım durumu. 

kelebekler vadisine gitmiştik günübirlik turla. on numara mekan ama bi tane kelebek gördüğümü hatırlamıyorum. mini bi şelale vardı, buz gibiydi suyu. sarı deniz şortum vardı, o niyeyse mıh gibi kalmış aklımda. bi de kayaköye gittik, o zaman çok anlamlı gelmiyordu nüfus mübadelesi falan. gezdikten sonra bir yaşlı çiftin evine misafir olduk, adam askerliği tuncelide yapmış. o sıcakta soğuk suya abanmıştım. kalite, suyu seviyoruz. devam.
bir de annemin paraşüt mevzusu var. ana caddede yürüyoruz, adım başı paraşüt standı var. bir gün iki gün derken annem bi gün gözü kararttı, birine kaydoldu. kaporayı aldılar, dediler yarın sabah 8de otelin kapısında olun. o gece annem yüz kez düşünmüş, bana sonradan anlattı. ufacık çocuğu otelde bırakıp paraşütle dağdan atlamak manyakça gelmiş. sabah kalktık, paraşütçüler desoto as250 ile kapıya geldi, annem GELMİYORUM diye bağırdı hahahah. yıllar sonra denizlide paraşütle atladı ama, büyük iş.


her yaz tatile gitmek ayrıcalık elbette, ama asıl ayrıcalık olan insanın böyle bir annesinin olması. tek başına çocuk büyüten işçi bir anne, ailesine en iyiyi sunmaya çalıştı ve çalışıyor her zaman. canım anam.


kaşe imza müdüriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder